Interpol’ün küresel bilgi güvenliği sorumlusu Bjorn R. Watne, yapay zekânın siber suçları dönüştürmediğini, ancak dolandırıcılık ve sahtecilik gibi mevcut yöntemleri hızlandırıp ölçeklendirdiğini söyledi. Watne, 1 Ekim Perşembe günü Singapur’daki Tech Week etkinliğinde CNBC’ye verdiği röportajda durumu “devrim değil, evrim” sözleriyle özetledi; yapay zekânın etkisini öncelikle mevcut tekniklerin “hızı ve ölçeği” olarak tanımladı.
Watne’ye göre dolandırıcılar yapay zekâ sayesinde aynı anda çok sayıda kurbanı hedefleyebiliyor; gelişmiş çeviri ve inandırıcı dijital kimlikler, sahte etkileşimleri gerçek olanlardan ayırt etmeyi giderek zorlaştırıyor. Interpol’ün Afrika Siber Tehdit Değerlendirme Raporu 2026 da aynı tabloyu çiziyor: Kıtada bildirilen siber suçların yüzde 55’inde yapay zekâ kullanılıyor; bu, saldırıları daha hızlı, daha ölçeklenebilir ve kurbanlar ile platformlar için daha zor tespit edilir kılıyor. 36 ülkenin anket verilerine dayanan rapora göre en çok bildirilen suç türü yine çevrim içi dolandırıcılık; yapay zekâ üretimi deepfake ve sentetik medyayla kolaylaştırılan dijital cinsel şantaj ve çevrim içi taciz de yaygınlığını koruyor. Interpol’ün ortaklarından biri yaklaşık 600 bin şantaj vakası tespit etti. Kıtadaki siber suç kaynaklı mali kayıp iki yılda 192 milyon dolardan 484 milyon dolara, yani 2,5 katına çıktı.
Watne, kullanıcı adına eylem yapabilen “ajan” yapay zekâ sistemlerini ayrı bir endişe kaynağı olarak öne çıkardı. Yanlış bilgi veren bir yapay zekâ ile eylem yapabilen bir yapay zekâ arasında fark olduğunu, ikincisinin yanlış bilgi vermenin ötesinde sonuçlar doğurabileceğini belirtti; otomobillerde ve sürücüsüz araçlarda hatalı bir eylemin fiziksel sonuçları olabileceğini örnek verdi. Yapay zekâ sistemleri kullanıcı adına daha fazla iş yapabildikçe, bu düzeyde bir güvenin daha sıkı denetim gerektirdiğini söyledi.
Şirketlere önerisi, en değerli varlıklarını, yani “taç mücevherlerini” belirleyip güvenliği gerçek tehditlere göre uyarlamak. Watne’ye göre siber risk şirketlerin risk kayıtlarında yukarı çıkmasına rağmen birçok şirkette yönetim kuruluna henüz tam olarak girmedi ve bazı sektörler operasyonlarının teknolojiye ne ölçüde bağımlı olduğunu kavramış değil. Yeni teknolojiye körü körüne güvenilmemesi gerektiğini, yapay zekâya bankacılıkta PIN kodlarına gösterilen dikkatle yaklaşılması gerektiğini söyledi. Interpol raporu, kolluk kuvvetlerinde yapay zekâ okuryazarlığına yatırım, standart dijital adli bilişim kapasitesi ve sınır ötesi iş birliği çağrısı yapıyor.
Watne'nin CNBC'ye Tech Week Singapur'da 1 Ekim 2026'da verdiği röportaj, 'devrim değil, evrim' ve 'hız ve ölçek' ifadeleri, aynı anda çok sayıda kurban, çeviri ve dijital kimlikler, ajan yapay zekâ ve otomobil örneği, risk kayıtları ve yönetim kurulu değerlendirmesi: National Technology, 2 Ekim 2026; US News Beep (CNBC aktarımı), 2 Ekim 2026. Taç mücevherleri önerisi ve PIN benzetmesi: NewsBytes, 2 Ekim 2026. Afrika raporundaki yüzde 55, 36 ülke, en çok bildirilen suç türü, deepfake destekli şantaj, 600 bin tespit ve yapay zekâ okuryazarlığı çağrısı: Interpol basın açıklaması, Ağustos 2026. 192 milyon dolardan 484 milyon dolara artış: Streamlinefeed (Interpol raporu aktarımı), 2 Ekim 2026. Raporun bağlamı: SolidAITech, 1 Ekim 2026.
Yüzde 55 ve kayıp rakamları yalnızca Afrika'ya ilişkin anket verilerine dayanır; küresel oranlar değildir. 600 bin şantaj tespiti Interpol'ün bir ortağının verisidir. Bazı yayınlar Watne'nin sözlerini 'saldırılar tespit edilemez hale geldi' diye aktarmıştır; röportajın birincil aktarımında böyle bir ifade yoktur, haberde kullanılmamıştır.
Türkiye'ye ilişkin veri, Interpol'ün küresel kayıp tahmini ve yapay zekâ destekli dolandırıcılığa karşı somut önlemlerin ayrıntıları açıklanmadı.

Yorum yaz